Alaa Minawi

Lübnan

Benim ışığım senin ışığın

“İnsanlar şehirlerinden ayrılmaya zorlandıklarında, arkalarında bıraktıkları evleri, eşyaları, okulları, sevdikleri oyuncakları, arkadaşları ve komşuları değildir, onlar tenlerini, organlarını ve anılarını geride bırakırlar. Saçılan bir ışığın dış hatlarına dönüşürler. Tek bir şey fısıldayarak yürürler: benim ışığım senin ışığındır … “

alaa minawi’nin benim ışığım senin ışığındır … adlı ışık enstalasyonunun prömiyeri 2014 yılı sonunda üçüncü kez düzenlenen Amsterdam Işık Festivali’nde yapıldı. Bu enstalasyon, olağanüstü sancılı insani koşullarla karşı karşıya olan Suriyeli mültecilere saygı niteliğindedir. Aslında bu enstalasyon, evini zorla geride bıraktığında bir insanın saçtığı ışığın dış hatlarına dönüşen her mülteciye saygı niteliğindedir çünkü o kişinin öyküsü dünya genelinde ışıldamaya devam etmeye açtır. Bu fikir, özel hazırlanmış neon ışıklarından yaratılan dış hatlarla oluşturulan altı insan ölçeğinde heykelle ışık enstalasyonu şeklinde sunulmaktadır. Altı figür, baba, anne, dede, hala ve iki çocuktan oluşan bir aileyi temsil etmektedir. Bu aile yıllardır yürüyen bir ailedir ve içlerindeki en küçük çocuk ilginç bir şey bulmuş gibidir. Bu enstalasyon, hem sertliği, hem de umudu yansıtan bir enstalasyondur. Bu altı figür, İstanbul’da yoldan geçenlerle yollarının kesiştiğini görecekler.

Bio
Lübnan’da yaşayan Alaa Minawi aydınlatma tasarımcısı ve yazardır. Suriyeli, Iraklı ve Sudanlı mülteciler için gönüllü olarak serbest çevirmenlik yapmaktadır. Bugüne kadar 1.000’den fazla aile için çevirmenlik yapan minawi, bu süreç zarfında mültecilerin bir aurası, içlerinden yayılan bir tür ışıltıya sahip olduklarını fark etti. Minawi kırılgan bir ışığın anahatlarını içerecek şekilde enstalasyonunu mülteci kavramı üzerine inşa etmeye başladı. Minavi “Her mültecinin anlatacak bir olağanüstü öyküsü vardır ve bu öykü neredeyse vücutlarından dışarı sızar… Neler yaşandığını, nelerin yaşanmaya devam ettiğini tüm dünyaya anlatmaya çalışmaya isteklidir” der. Kendisi de Filistinli bir mülteci olan alaa minawi’nin babası da, dedesi de mülteciydi.